0850 460 95 75

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon



Ayak Ağrısı


Ayak ve ayak bileği çok sayıda kas-tendon, çeşitli bağlar, şok absorbe etmeye yardımcı olan yağ dokusu ve sinirler ile çevrili 26 kemik, 57 eklemden oluşan, yapısında ark adı verilen fizyolojik kavisler barındıran karmaşık bir uzvumuzdur. İnsan günde ortalama 3-4 saatini ayakta geçirir ve ortalama 5000 ile 10000 arasında adım atar. Vücudumuzun bütün yükü attığımız her adımda ayaklarımıza biner ve normal bir günde ayaklarımız tonlarca yüke eşit bir güce maruz kalır. Spor yaparken beden ağırlığınızın 3–4 katı fazlası ayaklarınıza yük olarak biner. Bunun yanı sıra ayaklarımız adeta bir şok emici görevi görür ve yürürken vücudumuzun dengesini sağlamakta önemli bir yere sahiptir. Yapılan çeşitli araştırmalarda ayak ve ayak bileği ağrısının sıklığı %10 ile %24 arasında değişmektedir Hemen hemen herkeste hayatının bir bölümünde ayak veya ayak bileği ağrısı şikâyeti oluşmuştur. Ayak bileği ve ayak ağrısı özellikle kadınlarda uygunsuz ayakkabı kullanımı, yapısal bozukluklar, doğumsal patolojiler, vücudun alt bölgesinin diğer eklemlerindeki hasarlanmalar, akut veya tekrarlayan travmalar, aşırı kullanmaya bağlı yaralanmalar (overuse), sistemik hastalıklar veya bunların birlikteliklerine bağlı olarak, toplumda sık gözlenen bir rahatsızlıktır.

Ayak bölgesindeki ağrı aynı zamanda diz, kalça ve bel problemlerine yol açabilmektedir. Kadınlar özellikle topuklu ayakkabı kullanımına bağlı olarak erkeklerden daha fazla risk altındadır. Bunların yanında ayak problemleri yaşlı kadınlarda ciddi sorunlara yol açmaktadır. Yaklaşık %14 kadarı ayak problemlerine bağlı olarak yürüme ve günlük işlerini yapmada zorluk çekmektedir. Ayrıca yaşlı insanlar ayaklarındaki genişleme, düztabanlık oluşması ve yağ tabakasının kaybolmasına bağlı olarak ayak problemlerine maruz kalmaktadır. 50 yaş üstünde özellikle plantar fasit çok yaygındır. Aşırı kilolu insanlar, tenis, jogging gibi spor yapanlar, ağırlık kaldıranlar stres fraktürü, aşil tendiniti ve plantar fasit gibi ayak hastalıklarına karşı risk altındadır. Ayrıca birçok sağlık sorunu ve yapısal bozukluklar ayak problemlerine yol açabilir. Hamile kadınlar fetusun büyüdükçe vücudun ağırlık noktasının öne doğru gelmesi, kilo alımı, ayaklarında şişlik oluşması, hormon değişikliklerine bağlı ligamentlerde gevşeme sonucunda ayak problemleri ile karşılaşabilir. Şeker (diyabet) hastaları enfeksiyon, eklem bozukluğu ve yara oluşumu açısından risk altındadır.

Ayak ve ayak bileği ağrısının nedenleri nelerdir?
Ayak bileği ve ayaktaki ağrı, kemik yapılar, eklemler, eklem etrafındaki yumuşak dokulardan kaynaklanabileceği gibi sinir ve damarsal yetmezlikten kaynaklanan ağrılar da bu bölgeye yayılabilir.

Pek çok farklı nedene bağlı olarak ayak ve ayak bileği ağrısı meydana gelebilir. Yapısal bozukluklar, uygunsuz ayakkabı kullanımı, doğumsal patolojiler, vücudun alt bölgesinin diğer eklemlerindeki hasarlanmalar, akut veya tekrarlayan travmalar, aşırı kullanmaya bağlı yaralanmalar (overuse), sistemik hastalıklar veya bunların birliktelikleri ayak veya ayak bileği ağrısına yol açabilir. Kırıklar, bağlarda kopma ve yırtıklar ezilmeler, çekme ve burkulmalar genelde ani gelişen (akut) olaylara bağlıdır ama tekrarlayan stres ve travma sonucunda da meydana gelebilir. Ayrıca ayak ağrısının nedeni ayağın yapısındaki herhangi bir dokudan kaynaklanabileceği gibi vücudun diğer bölgelerinden yansıyan ve yayılan bir ağrı da olabilir. Ayaktaki ark adı verilen kavisin yüksek veya alçak olması da ağrı ve bozukluklara yol açabilir. Virüsler, mantarlar ve bakterilerde ayakta tutulum yapıp ağrıya yol açabilirler.

Ayak ağrısının en sık sebebi uygunsuz ayakkabı kullanımına bağlıdır. Son yıllarda yüksek topuklu ayakkabıların kullanımının artmasına bağlı ayak parmağı ve ayak kavsinde problemlerin sıklığı artmıştır. Bunun yanı sıra travmalar, obezite, doğumsal patolojiler, bozuk bir duruş-yürüyüşe sahip olma, bacak uzunluğunda eşitsizlik olması, ayakkabı numarası, iklim durumu, uygunsuz egzersiz yapılması gibi birçok sebep ayak ağrısına yol açabilir.

Osteoartrit, romatolojik hastalıklar, nörolojik hastalıklar, kemik erimesi, ayak ağrısına yol açabilir. Bunların dışında anoreksi, yüksek tansiyon, böbrek yetmezliği, vitamin eksikliği, guatr gibi sinirleri etkileyen hastalıklar ayak bölgesinde ağrı, yanma ve uyuşukluğa neden olabilir. Şeker hastalığı hem sinirleri hem de kan akımını etkileyerek ayakta yaralara, eklem bozukluklarına yol açabilir. Hamilelik, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği ve hipotiroidi gibi sebepler ayaklarda şişliğe neden olabilir. Kas gücü ve dengeyi etkileyen Parkinson, inme gibi hastalıklar ayak sorunlarına yol açabilir. Bunun dışında bazı antibiyotiklerin ve ilaçların kullanımı ayak bölgesinde kas ve sinirleri etkileyerek ayak problemlerine yol açabilir.

Ayak ağrısı genelde ayağı dört ayrı bölgeye ayırarak incelenir; ön ayak, orta ayak, topuk-arka ayak, ve ayak bileği.

Çocukluk çağında alınacak önlemler:
Aileler bebeklerinin ayaklarının rahat hareket etmesine imkan verecek şekilde korumalıdırlar. Çocuğun pozisyonu belli aralıklarla değiştirilmelidir. 10 ile 18 ay arasında yürümeye başlarlar, daha önce yürümeleri için zorlanmamalıdırlar. Yürümeye başladıktan sonra ilk dönemde genelde çorap ve patikler yeterlidir. Çorapla veya çıplak ayakla yürümeleri normal ayak ve başparmak gelişimi için yararlıdır. Bu yürüme refleksi açısından da faydalıdır. Ayakkabıların yürümeye tam olarak ayakta dengede durmaya ve yürümeye başladıktan sonra alınması yeterli olur.

kullanılacak ayakkabıların hafif, esnek ve havalandırmasının iyi olması gerekir. Ayakkabılar çocuğun büyümesine bağlı olarak değiştirilmelidir. Asla eski ayakkabılar giydirilmemelidir. Çok sık bir şekilde ayakkabısını çıkaran bir çocukta sorun ayakkabının verdiği rahatsızlıktan dolayı olabilir.

Ayak bakımı
Cilt dokusu olabildiğince yumuşak ve kuru olmalıdır. Cildi nemlendirmek için cilt kremleri kullanılabilir. Haftada 2 veya 3 defa 10 ar dakikalık ılık ayak banyoları özellikle yorgunluğa bağlı orta ayakta oluşabilecek ağrılara karşı faydalıdır ve dolaşımı artırır. Cilt üzerinde fazlalık oluşturan ölü dokular temizlenmelidir. Çok fazla terleme önlenmelidir. Tırnaklar mümkünse tek hamlede kısa ve düz kesilmelidir. Tırnak altları temiz tutulmalıdır ama tırnakların altını aşırı temizlemeye çalışarak bunlara zarar vermemek gerekir. Parmakların veya tırnakların baskı altında kalması, sıkışması önlenmelidir.

Ayak masajı özellikle dolaşımı artırması, kas ve ligamentleri rahatlatması bakımından faydalıdır. Özellikle fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanları tarafından önerilecek olan egzersizler ayağın normal yapı ve fonksiyonunun güçlenmesi açısından faydalıdır.

Ayakkabılar:
Ayakkabıların esas görevi ayakları korumaktır. Ayağa iyi uyum sağlayan ayakkabılar birçok problemin önüne geçebilmektedir. Satın alırken uzun süre yürüdükten sonra veya öğleden sonra gibi ayağın genişlediği durumlarda satın almak uyum açısından daha faydalıdır. Tabanları uygun, başparmakla ayakkabı arasında yeterli boşluğa (1–2 cm) sahip ve parmakların kıpırdamasına izin verecek yapıda bir ayakkabı olmalıdır. Ayakta genişlemeyi dikkate almak için deneme yapılırken kişi ayakta durmalıdır. Her iki ayağında numarası değişik olabileceği için her iki ayağında ölçüsü alınmalıdır ve daha büyük olan tarafa yönelik olarak ayakkabı alınmalıdır. Alındıktan sonra ayakkabı mutlaka yürüyerek değerlendirilmelidir. Zamanla alışır diyerek sıkı ayakkabılar alınmamalıdır. Özellikle sivri burunlu ayakkabı giymeye alışmış olan kadınlar dar ayakkabıların normal olabileceğini düşünebilir ama bu birçok ayak problemi için risk oluşturmaktadır. Yeni ayakkabılar uygun tamponlamaya sahip, esnek ve rahat olmalıdır. Ayakkabının ön ucu esnek ve yumuşak olmalıdır.

Yüksek topuklu ayakkabı giymek birçok ayak probleminin en sık görülen sebebidir. Diz kireçlemesine bile yol açabilmektedir. Eğer kişi yüksek topuklu giymekte ısrar ederse topuklar çok yüksek olmaması koşuluyla üçgen şeklinde olmalıdır. Yüksek topuklu giymekte ısrar edenler en azından parmak genişliği iyi olan ayakkabıları tercih etmelidirler. Böyle kişilerde topuklu ayakkabılar mümkün olduğunca özel günlerde ve zamanını oturarak geçireceği zamanlarda kullanılmalıdır. Kişiler normal günlük giydikleri ayakkabılar ile sporda kullandıkları ve gece kullandıkları arasında yapı bakımından çok büyük fark olmamalıdır.

Bağcıklı ayakkabılar bazı spesifik problemleri engellemesi açısından önemlidir. Ayakkabıları çıkarmadan önce mutlaka bağcıklar çözülmelidir. Çoraplar çok sıkı olmamalı ve sık olarak değiştirilmelidir

Doğru yürüyüş ve egzersiz:
Ayakkabı ve çorabın yanı sıra kişi yürüyüşüne de dikkat etmelidir. Baş dik, sırt düz, omuzlar ve kollar rahat ve sallanır tarzda yürümelidir. Önce topuk, en son başparmak yere değmelidir. Engebeli arazide uzun süre yürüyüş yaptıktan sonra ayaklar kızarıklık ve irritasyon açısından kontrol edilmelidir.